Küçükçekmece'ye bağlı Sefaköy'de yaşayan ya da çalışan ve gününün büyük kısmını ekran karşısında geçirenler için masaj, çoğu zaman haftanın biriken yükünü bırakmanın yoludur. Ancak masa başı çalışmanın bedende bıraktığı iz belirli bir düzene sahiptir ve bu düzeni anlamak, hem doğru masaj türünü seçmeyi hem de etkisini ofiste sürdürmeyi kolaylaştırır. Bu sayfa, Esenkent'teki merkezimize gelen ofis çalışanı misafirlerimizle yaptığımız konuşmalardan derlendi.
Ekran başında beden nasıl yük biriktirir?
Masa başı çalışmanın yükü tek bir büyük zorlamadan değil, saatlerce tekrarlanan küçük duruşlardan oluşur. Ekrana doğru uzanan baş, öne kapanan omuzlar, klavye ile fare arasında sabit kalan bilekler... Bu duruşlar tek başına zararsız görünse de gün boyu sürdüğünde belirli bölgelerde gerginlik birikir.
Boyun ve omuzlar
Baş öne doğru uzandıkça boynun arka tarafındaki ve omuzların üst kısmındaki kaslar, başın ağırlığını taşımak için daha çok çalışır. Gün sonunda hissedilen ense sertliği ve omuz üstündeki "taş gibi" his çoğunlukla buradan gelir. Telefonu omuz ile kulak arasına sıkıştırarak konuşmak da bu yükü tek tarafa bindirir.
Sırt üstü ve kürek kemikleri arası
Omuzların öne kapanması, kürek kemikleri arasındaki bölgeyi sürekli gerilmiş bir pozisyonda bırakır. Masa başı çalışanların sık tarif ettiği "sırtımın ortasında bir düğüm var" hissi genellikle bu bölgeyle ilgilidir.
Bilek ve ön kol
Klavye ve fare kullanımı, ön koldaki küçük kasları gün boyu çalıştırır. Bileğin yukarı bükülü kaldığı yazma pozisyonları, akşamları ön kolda yorgunluk ve gerginlik hissi bırakabilir. Bu bölge, masajda en sık unutulan ama ofis çalışanları için en çok fark yaratan bölgelerden biridir.
Bel ve kalça
Uzun süre oturmak, kalçanın ön tarafındaki kasları kısalmış bir pozisyonda tutarken belin alt kısmına da sürekli bir yük bindirir. Gün sonunda ayağa kalkarken belde hissedilen tutukluk, özellikle sandalyesinin ucuna oturan ya da bacak bacak üstüne atma alışkanlığı olanlarda daha belirgindir.
Masa başı yükü için hangi masaj?
Bu profildeki misafirlerimize genellikle iki yönlü bir yaklaşım öneriyoruz. Belirli bölgelerde belirgin bir gerginlik varsa, boyun, omuz ve sırt üstüne odaklanan medikal masaj bu yükü hafifletmeye destek olabilir. Gerginlik daha yaygınsa ve genel bir yorgunluk eşlik ediyorsa klasik masaj ya da farklı teknikleri birleştiren mix masaj daha dengeli bir seçenektir. Seans sırasında ellerinize ve ön kollarınıza da çalışılmasını istiyorsanız bunu terapistinize mutlaka belirtin.
Randevu alırken ya da seansın başında terapistinize birkaç bilgi vermeniz, çalışmanın odağını netleştirir: Fareyi hangi elinizle kullandığınız, gün içinde ekran başında ne kadar vakit geçirdiğiniz, gerginliği en çok hangi saatlerde hissettiğiniz ve son dönemde yeni başlayan bir ağrı ya da uyuşma olup olmadığı. Örneğin fareyi sağ elle kullanan birinde sağ omuz ve ön kol çoğu zaman diğer tarafa göre daha yüklüdür.
45'lik seanslar iş günü sonrasına sığdırmak için pratiktir; daha kapsamlı bir çalışma isteyenler 60'lık seansı tercih edebilir. Masaj türlerinin ayrıntıları masaj hizmetleri sayfamızda yer alıyor.
Bilekte uyuşma, karıncalanma, güç kaybı ya da kola yayılan ağrı gibi belirtiler sürüyorsa masajdan önce bir hekime başvurulmalıdır. Masaj, bu tür belirtilerin değerlendirilmesinin yerine geçmez.
Masajın etkisini ofiste sürdürmek
Masajla gevşeyen kasların birkaç gün içinde yeniden aynı duruşa dönmesi kaçınılmazdır. Ofiste edinilecek küçük alışkanlıklar bu döngüyü yavaşlatır:
- Ekran yüksekliği: Ekranın üst kenarı göz hizasında ya da biraz altında olmalı; böylece baş öne uzanmaz. Dizüstü bilgisayar kullananlar için ayrı bir klavye ve ekran yükseltici fark yaratır.
- Ayaklar ve sandalye: Ayaklar yere tam basmalı, sandalye sırtı belin doğal kavsini desteklemelidir. Sandalyenin ucuna oturup öne eğilmek, sırt üstü yükünü artırır.
- Kısa aralar: Her saat birkaç kez ayağa kalkmak, birkaç adım atmak ve omuzları geriye doğru çevirmek, kasların aynı pozisyonda uzun süre kalmasının önüne geçer.
- Boyun esnetmeleri: Başı yavaşça sağa ve sola yatırmak, çeneyi hafifçe içeri çekmek gibi basit hareketler gün içinde rahatlıkla yapılabilir. Ağrı hissettiren hareketlerden kaçının.
- Bilek molası: Avuçları birleştirip ön kolları nazikçe esnetmek, parmakları açıp kapamak klavye yükünü dengeler.
- Su şişesi masada: Masada duran bir şişe hem su içmeyi hatırlatır hem de doldurmak için kalkmaya bahane olur.
Bu alışkanlıklar masajın yerine geçmez, ama iki masaj arasındaki dönemi daha konforlu hâle getirir. Masajı ne sıklıkla planlayacağınızı ise yükünüzün yoğunluğuna göre belirleyebilirsiniz; yoğun proje dönemlerinde daha sık, sakin dönemlerde daha seyrek gelmek mantıklı bir dengedir.
Sefaköy'den gelenler için randevu
Ofis çalışanları için iş çıkışı saatleri çoğu zaman en uygun zaman dilimidir ve merkezimizin geç saatlere kadar açık olması akşam randevularını kolaylaştırır. Haftanın yükünü yalnızca masajla değil, sauna ve hamamla birlikte bırakmak isterseniz Sefaköy spa merkezi sayfamıza, programların içeriklerine ise paketler sayfasından ulaşabilirsiniz. Sefaköy'de çalışan misafirlerimiz randevu için 0 (534) 364 13 42 numarasını arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilir; her gün 11:00 – 01:00 arasında randevuyla hizmet veriyoruz.